Free Guestbook
Ziyaretçi Defterim YAGMUR ve TAKILARI - Blogcu



www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws

Glittery texts by bigoo.ws

YAGMUR ve TAKILARI

Tanım

Tasarladığım takılar, çiçek ve bakımı, çeşitli el işleri, faydalı bilgiler, sevgiye dair konular kısaca hoş güzel şeyler


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Arkadaşlarım


MySpace Layouts

MySpace Layouts

Günlük Burç
MySpace Layouts

MySpace Layouts

KURŞUNKALEM

KURŞUN KALEM

Çocuk, büyükbabasının mektup yazışını izliyordu. Birden sordu
:

"Bizim başımızdan geçen bir olayı mı yazıyorsun ? Benimle ilgili
bir hikâye olma ihtimali var mı ? "

Büyükbaba yazmayı kesti, gülümsedi ve torununa şöyle dedi :

"Doğru, senin hakkında yazıyorum. Ama kullandığım kurşun kalem
yazdığım kelimelerden çok daha önemli. Umarım büyüdüğünde bu
kalemi sen de seversin."

Çocuk kaleme merakla baktı ama özel bir şey göremedi.

"İyi ama bu kalem benim hayatımda gördüğüm diğer kalemlerden
hiç farklı değil ki ! "

"Bu tamamen nesnelere nasıl baktığınla ilgili. Bu kalemin beş
önemli özelliği var ve sen de bu özellikleri kendinde benimseyebilirsen
hep dünyayla barışık bir insan olursun."

"Birinci özellik : Harika şeyler yapabilirsin ama attığın
adımları yönlendiren bir el olduğunu asla unutma. Bizim için bu el
Tanrı'dır ve her zaman kendi kudretiyle bizi o yönlendirir."

"İkinci özellik: Zaman zaman her ne yazıyorsam durmam ve kalemimin
ucunu açmam gerekir. Bu kaleme biraz acı çektirse de sonuçta daha
sivri olmasını sağlar. Bu yüzden bazı acılara göğüs germeyi
öğrenmelisin, bu acılar seni daha iyi bir insan yapar."

"Üçüncü özellik : Kurşun kalem, yanlış bir şey yazdığında
bunu bir silgiyle silmene her zaman olanak tanır. Yaptığımız bir
şeyi sonradan düzeltmenin kötü bir şey olmadığını anlamalısın,
aksine bu bizi adalet yolunda tutmaya yarayan en önemli şeylerden
biridir."

"Dördüncü özellik: Kurşun kalemin en önemli kısmı, kalemin
yapıldığı ahşabı ya da dışarı yansıyan şekli değil, içerisinde
yer alan kurşunudur. O yüzden her zaman kendi içine bakmalı, en
çok onu korumalısın."

"Beşinci ve son özelliği ise her zaman bir iz bırakmasıdır. Aynı
şekilde sen de hayatta yaptığın her şeyin bir iz bırakacağını
bilmeli ve her hareketinin farkında olmalısın."


Paulo Coelho


Tarih: 21:49, 10/3/2007
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

YA ŞİMDİ YA ASLA -GÜZEL BİR ÖYKÜ

YA ŞİMDİ YA ASLA




Genc adam, gazete almak icin yolunu uzatmis ve ise gitmek icin ilk defa geldigi bir otobus duraginda beklemeye baslamisti. Havada bir bahar kokusu icinde sebepsiz bir nese ile sarkilar mirildaniyordu.

 

Birden gozu, yesil kazakli, uzun sacli kiza takilmisti. Ne kadar guzel oldugunu dusundu. O anda genc kiz gokyuzune bakarken –aklindan ne gectiyse- tatli tatli gulumsemisti. Genc adam; “Gamzeleri ne cok yakisiyor, ne guzel gulumsuyor” dedi kendi kendine.

 

Guzel kiz, gamzeli gulusu ile gokyuzune bakarken, genc adamin kendisine baktigini fark etti, utandi. Basini baska tarafa cevirdi. Fakat basini cevirirken, genc adamin da utanip, telaslandigini fark etmisti. “Bu devirde utangac erkek ha!..” diye tekrar gulumsedi. Merak etmisti iste, dayanamadi, yavasca bakislarini delikanliya cevirdi. Delikanli, hala utanmis vaziyette, baska taraflara bakmaya calisiyordu. Bir genc kizi rahatsiz etmis hissediyordu kendini. Oysa genc kiz, guzelligi nedeniyle cok rahatsiz edilmis ve kendisini bakislariyla dahi rahatsiz etmeye cekinen bir delikanliyla karsilasmak cok hosuna gitmisti.Delikanli yuzu kizarmis halde cekinerek tekrar kiza bakti, kiz o harika gamzesiyle bu kez ona dogru gulumsuyordu. Ne oldugunu anlamadi, eli-ayagi dolasti, elinden gazete yere dustu. Genc kizin, kendisine bakmasi daha da utandirmisti.

 

Genc kiz, bu gulumseyerek bakisi karsisinda, delikanlinin kendisiyle konusmaya cesaret edebilecegini bile dusunmustu ama delikanlinin telaslanip, sakarlasmasi icine, sefkatle karisik bir sevgi yayilmasina yol acti. “Bu devirde utangac, hatta kendisine gulumseyen bir kizi bile rahatsiz etmeyen biri zor bulunur” diye dusundu. Genc kiz, elindeki gazeteyi elinden eline degistirip duran delikanliya dogru yurudu, utangac delikanli firca yiyecegini dusunerek, kaderine razi beklemeye basladi. Genc kiz delikanliya gulumseyerek devam etti, gazeteciden delikanlinin okudugu gazetenin aynisindan aldi.

 

Gazetenin uzerine bir seyler yazdiktan sonra yine delikanlinin yanindan gecmeye calisti ama carpistilar. Ikisinin de gazeteleri ellerinden dusmustu. Asil carpan genc kiz oldugu halde delikanli ozur dileyip duruyordu. Genc kiz, telasli, sakar haldeki delikanlidan once davranip gazeteleri yerden aldi ve sakinlestirmek ister gibi yumusak bir sesle; “-Asil ben ozur dilerim, ben size carptim.” diye gulumseyerek gazeteyi uzatti. Delikanli hicbir sey soyleyemedi, dili tutulmustu sanki.

Genc kiz duraktaki eski yerine gecti. Duraktaki diger insanlar, iki genc arasinda baslayan firtinadan habersizce gelecek otobusun yoluna bakiyordu sadece.Genc adam, icinde buyuk bir heyecanla kipirdayip duruyor, kendi kendine konusuyordu; “-Olum mu var yahu, gidip konussam, tanissam. Sanki o da bana gulumsedi gibi…” diye ici icini yiyordu. Cesaretini bir turlu toplayamiyordu.

 

Her iki gencin otobusu ayni anda geldi, ondeki otobuse genc kiz binip uzaklasirken, yuzundeki gamzeli gulus yerini huzne birakmisti.Genc adam da otobusune binmis, kendini teselli ediyordu; “-Yarin cesaretimi toplayacagim, mutlaka konusacagim” diye dusundu, icine guvenden kaynaklanan bir huzur ve gulumseyis yayildi.

 

Genc kiz, yanlis otobuse binip yari yolda indigi icin ilk ve son defa geldigi duraga aglamakli gozlerle bakti. “-Beni begenseydi, en azindan pesimden bu otobuse gelirdi” bakislarini, delikanlinin baska yola sapan otobusune cevirdi. “-Neyse, en azindan telefonumu yazdigim gazete ile onunkini degistirmem iyi oldu.” Gulumsedi; “-Begendi beni, bakislari yalan soylemez, begendi beni, gazeteye yazdigim telefonumu gorunce mutlaka arayacak”. Gulumsemesi yine gamzelerle suslenerek dusundu; “-Imza olarak –duraktaki kiz- yazmam iyi mi oldu acaba”.

 

Delikanli, genc kizin uzaklasan otobusunu koseden kaybolana kadar izledi, “-Yarin mutlaka.. mutlaka konusacagim” dedi. Otobusten indiginde gazeteyi oturdugu yerde unuttugunu fark etti ama gazete filan umrunda degildi, gamzeli bir gulus gozlerinden gitmiyor, baska bir sey dusunemiyordu zaten…

                                                                          Ahmet Ünal ÇAM


Tarih: 14:45, 21/2/2007
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

GELİN KESESİ

     GELİN KESESİ

Yaklaışı 100 yıllık olan bu gelin kesesini bana teyzem verdi. Elde dikilmiş. Dikiş ipleri bile kesenin renklerine o kadar uygun ki ! Üç etek elbise ile kullanılırmış.

 


Tarih: 15:43, 21/9/2006
Yorum (4) | Yorum yaz | Bağlantı

İĞNE OYALARIM

    İĞNE OYALARIM

Bu güzel oyaların çekmecede durmasını istemiyorum artık.. Bu güzellikleri neden yalnız ben ve çevremdekiler görsün ? Epeydir aklımda olan düşünceyi gerçekleştirerek fotoğraflarını çekip bloguma koydum. Böylece göz nurlarının daha büyük kitlelere ulaşmasını sağlamış olacağım.

     Pembe, yeşil, selvili adlı oyaları ben yaptım tahminen 15 sene önce. Şimdi aynı oyaları yapabilir miyim bilemem.

     1-Beyaz İğne Oyası

   

    2-Pembe İğne Oyası

 

     3-Sarı İğne Oyası

 

    4-Selvili İğne Oyası

 

    5-Yeşil İğne Oyası


Tarih: 15:14, 21/9/2006
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

BOYAMA PİKE

BOYAMA PİKE


 

 

     Boyama kursunda yapmaya başladığım boyama pikem nihayet bitti. Bu sabah son dikişlerini tamamladım. Böyle bir örtüye sahip olmamda desen seçimi, boyama tekniğini öğretme hatta işin gerekli yerlerine overlok çekme gibi konularda yardımlarını esirgemeyen değerli resim öğretmenim Mukaddes hanıma çok teşekkür ediyorum.


Tarih: 11:45, 11/7/2006
Yorum (7) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->


Cursors

Free JavaScripts provided
by
The JavaScript Source

Myspace Layouts
I edited my profile at Freeweblayouts.net, check out these Myspace Layouts!